
Selam, yazmadığım 3 ay boyunca türlü türlü konu seçip ya geç kalmaktan ya da yeterince ukala ve hastalıklı düşünememenin verdiği rahatsızlıktan bunları yazmadım ama geçen hafta sorumsuz memurları yüzünden gene mezun olamadığım okulum Uludağ Üniversitesi kampüsünde gezerken öyle bir manzara gördüm ki tepem attı. Artık bunu da yazmayacaksam kapatırım bloğu daha iyi dedim. Mevzu basit aslında, topluluklar.
Şimdi baştan başlayalım. Bursa'nın kimsenin yüzüne bakmadığı bir köşesinde 35 yıldan fazladır mevcudiyetini sürdüren Uludağ Üniversitesi, yani benim son beş senemi geçirdiğim okul ve onun öğrenci toplulukları ilk günden beri bende derin düşünceler uyandırıyor. Anlamıyorum bu nasıl okul, bunlar nasıl topluluk? Okuldaki ilk haftamda Evrensel Gençlik ekinde topluluklar üzerine bir yazı yayınlamak üzere bazı toplulukların genel kurullarına gitmiş, bazısının üyeleriyle röportaj yapmıştım. Yetişebildiğim genel kurullardan Edebiyat Topluluğu genel kurulu, değil yönetimi, tek bir üyesi dahi lütfedip gelmediği için olmadı, topluluk da sizlere ömür tabi. İkinci olarak Uluslararası İlişkiler Topluluğu genel kuruluna girdim, salondaki aşağı yukarı elli kişinin ikisini tanıyor olmama rağmen “dur bakalım n'olcek”, deyip yönetim kuruluna aday oldum; 11 oy alıp yönetim kuruluna seçilmiştim ki divan oraya ait olmadığımın farkına vardı. Sonra Atatürkçü Düşünce Topluluğu(ADT) genel kurulu vardı ki hiç unutamam.
En azından 2005-2009 yılları için iddia edebilirim ki okulumun öğrenci topluluklarının hepsi ADT'nin dalları gibiydi. Hangi toplulukta kim yönetime girecek hep ADT toplantılarında belirlendi, hangi topluluk ne etkinlik yapacak hep ADT'den izin alındı. Bunda sabık rektör Mustafa Yurtkuran'ın ve tayfasının hep ADD üyesi olmasının, bu topluluğun bir dediğini iki etmemesinin (mesela Ankara Cumhuriyet Mitingine ADT onlarca otobüsle katıldı, topluluğun o kadar bütçesi olmadığı için rektörlük hesabı üstlendi)etkisi büyük. ADT'de yönetim değişiyordu ki, yukarıda bahsettiğim genel kurul tam bir topluluk dayanışması halinde geçti ve daha da tutucu, gerici bir grup Atatürkçü tarafından devrilmek üzere olan yönetim kurtuldu. Bana sorarsanız tam bir koltuk dayanışmasıydı, bütün topluluk yöneticileri mevcut yönetime borçlu oldukları koltuklarını korumak adına mevcut yönetime oy verdiler; tam bir Ankara Savaşıydı. Ya inanır mısınız ADT'nin uydu topluluğu bile vardı. Cumhuriyetçi Gençlik Topluluğu diye bi topluluğu iş olsun diye aynı kadroyla yürütüyorlardı. Yani size mecaz falan yapıyorum gibi gelebilir ama harbiden böyleydi işte: Zorla ayakta tutulan Cumhuriyetçi Gençlik Topluluğu!Her neyse, efendim ben geçen hafta bu toplulukların bulunduğu binanın önünden geçerken bir duyuru gördüm. 15 topluluğun fesh olunduğu yazıyordu. Uludağ Üniversitesi'nin 22'si kültür-sanat, 41'i bilim dalı ve 9'u spor olmak üzere 72 tane öğrenci topluluğu var(dı). Bir kalemde beşte biri gitti. Bunların on tanesi genel kurul yapacak 20 üyeye dahi sahip olmadıkları için, 5 tanesi de bütün sene bir tane bile etkinlik yapmadıkları için kapatıldı. 5 tanesi bölüm topluluğu, yani söz gelimi felsefe bölümünde okuyanların topluluğu, sanki okulda hiç felsefe öğrencisi kalmamış gibi kapanıyor topluluk. Genç Kadın'la İnsan Hakları Eğitimi Toplulukları solcu bir partinin okul uzantısıydı resmen, samimi söylüyorum gereksizlerdi ama yazık oldu kapatılmaları. Türk Tıp Öğrencileri Uluslararası Topluluğu diye gereksiz olduğu isminden belli bir topluluğaysa ne diye onay verip kurdurursun?
72 tane topluluğu görünce basit bir işlemmiş gibi gelebilir ama bizim okulda topluluk kurmak zor ötesiydi. Türk Tıp Öğrencileri Uluslararası Topluluğu'nu kurduran zevat misal Reklamcılık Topluluğu'nu kurdurmuyordu. “Mediko” dedikleri o bina Bizans sarayına havlu attıracak saçma, aptal entrikalarla, geri zekalı insanlarla dolup taşıyordu. Ya ben Sinema Topluluğu'ndaydım, topluluğun bütçesiyle alınan kamerayı bize değil Avrasya Topluluğu'na veriyorlardı ya da kendini şair- yazar olarak adlandıran ve işi fotoğraf çekmek olan bir memur bozuntusu kamerayı alıp şefinin piknik eğlencesini(görüntüler halen elimde) çekmeye götürüyordu. Ulusal festival yaptık, okul bize 700 lira bütçe vermedi(500 verdiler). Mitinge giden ADT kadar değerimiz yokmuş ki okulun film gösterimine ayrılmış tek salonunu Sinema Topluluğu olarak haftada bir zor alıyorduk.Sırf başkan olmak için uyduruktan kurulan toplulukları, kıçı kırık bi Yönetim Kurulu üyeliği için popolardan akan terleri, bir şeyler üretmeyi işkence haline getiren, kafası hiçbir şeye basmayan memurları, topluluktan sorumlu rektör danışmanının psikiyatri profesörü olmasını, hiç olmayan demokrasiyi, dayanışmayı hatırlamak acı verici doğrusu. Üç seneyi bu küçük Bizans sarayında harcamanın bana tek katkısı memleketi tanımak oldu. Olur da yolunuz düşerse uzak durun, bulaşmayın!

Sevgili Mustafa;
YanıtlaSilMedikoyu ADT yönetiyor , yönetim kurulları ADT'nin onayından sonra belli oluyor diye yazmışsın da ben böyle bir olaya rastlamadım. Topluluk iç işlerine karışanlar, baskı yapanlar tabiki de vardır ama bir topluluk istemezse kimse onun iç meselesine karışamaz. ADT bir onay mekanızması değildir ama tabi ADT'ye bağlı olan güçler vardır. Medikonun içerisinde buraya yazarsak başımızın belaya gireceği olaylara da şahidim. Ama bu toplulukları ADT yönetiyor meselesine kesinlikle katılmıyorum.
yazıdaki esas konu o değildi ama madem dikkatini çekmiş senin dediğin gibi olsun. bence sen bi daha oku yazıyı..
YanıtlaSiltabii geçmiş zaman eklerini de unutmayalım; adt yönetiyordu, destekliyordu, deviriyordu... rastlamamış olabilirsin ama ötk temsilcileri bile adt kulisiyle seçiliyordu.
http://www.memurlar.net/haber/181805/ :)
YanıtlaSiltürk tıp öğrencileri uluslarası topluluğu, turkmsic'in uludağ üniversitesi yerel kurulunun adıdır. turkmsic uluslarası tıp öğrencileri birliği ifmsa tarafından tanınan ve 60. yılını doldurmuş bir öğrenci birliğidir.
YanıtlaSilher yıl uluslarası öğrenci değişimi yapmakta, halk sağlığı, hiv/aids ve üreme sağlığı, tıp eğitimi gibi konularda çalışmakta ve birçok etkinlik yapmaktadır.
bilip bilmeden yorum yapmak kolay tabi.
bu kadar etkinlik yapıyordunuz da niye kapatıldınız la o vakit? 40bin kişilik kampüste 20 kişi muhabbet edecek, avrupa'ya gezmeye gidecek, öğrenci şenliklerinde stand açıp geyik yapacak diye topluluk mu kurulur?
YanıtlaSil