Yazmayayım, konuşmayayım diyorum ama son iki gündür o denli gıcık oldum ki bu hayırcı solcu tayfaya, kinimi kusmam lazım. İki haber var, ikisi de yetmez ama evet'çilere fırlatılanlar, tahammülsüzlük ve kendini inkarla dolup taşıyor. Önce bu grubun basın açıklamasını basan öğrenci kollektifleri konuşmacılara yumurta attılar, bir gün sonra da bu sefer ödpliler gene yetmez ama evet açıklamasını basıp konuşmacıların üzerine boyalı su serptiler. Öğrenci kollektiflerinin yumurtayı çok sevdiği, üyelerinin çantalarına iki yumurta koymadan sokağa çıkmadığı uzun süredir biliniyordu da Ödplilerin birşeyler fırlatmalı eylemini ilk defa duyuyorum. Bu partiyle derneğin sosyalist olduğunu, kendilerine devrimci dediklerini de biliyorum. Bugüne kadar hep demokrasi adına eylem yaptıklarını söylerler ama sosyalist demokrasi diyorlar onlar. Demek bu sosyalist demokrasi dedikleri, demokrasiden o denli farklı bir şeymiş ki rektörler, başbakan, İMF temsilcileri falan yetmedi; şimdi sırf evet diyecekleri için bugüne kadar sık sık aynı safta yanyana geldikleri aydınlara, demokratlara da bu demokrasi çeşidinin çıktılarından fırlatıyorlar. Bunların demokrasi dedikleri şey paradigma sıçan, sık sık yumurtlayan, etrafına bakıp kendini sorgulamaktan habersiz bir garip canlı. Kaç ayağı, kaç gözü var bilmiyorum ama beyninin boş, bomboş olduğunu görüyorum.
Yaptıkları şeyin ne olduğunu anlayacak kadar bile zekadan yoksun bu provakatörler(hep başkalarına yapıştırıyorlar ya bu yaftayı), kendi yanlarından farklı düşünenleri temizlemekle, sindirmekle işe başlıyorlar bütün otoriter iktidarlar gibi. Bakın AKP'ye yönelik hiç bir eylem yapmadılar daha, yapmayacaklar da. Onların derdi önce demokrasi adına, devrimcilik adına evet diyenlerle. Konuşamıyorlar bile; tek yaptıkları böğürüp birşeyler fırlatmak. Devrimcilerin adını ağzına almakla suçladıkları bu "akp yandaşlarına"(lakap da takmışlar) her şeyi yapmak mübah onlara göre. Kafaları, evet demenin illa AKP yandaşlığı olmadığını almıyor. Zaten onlar halk onlara yüz vermeyince halkı beyni yıkanmışlıkla, aptallıkla, cehaletle suçlayanlardan. Geleneklerini çok bilmem ama Türkiye'de solun üstten inmeci, asmacı kesmeci tarihi malumunuzdur.
Ben, bu yetmez ama evetçiler arasındaki bir sürü adamı tanımıyorum, birkaçını sevmiyorum. Ama şimdi düşünüyorum da helal olsun o adamlara ki bu zibidi sürüsüne aldırmıyorlar, bu tahammülsüz kerizlere ve onların radyasyon yemiş demokrasi anlayışlarına rağmen onların da sahiplendiği kavramlar adına hareket ediyorlar. Hak, eşitlik, demokrasi falan filan demek ki bu adamlar için siyaset malzemesinden öteye gitmiyor. Kırk yılın başı ellerine geçen bir fırsat var, onlar hayır diyor, biz yapana kadar memlektte kimse iyi bir şey yapamaz. Yahu ben anlayamıyorum nasıl bir at gözlüğüdür bu taktıkları? Bu takip ettikleri yolun hem de en köhne, en pislik yerinden faşizme çıktığını görmüyorlar mı? Kimsenin onları bu yaptıklarından sorumlu tutmayacağını mı sanıyorlar? Ama basarsın alnının çatına Akpli yaftasını, liboş yaftasını, sağ sapma dersin vurursun kıçına tekmeyi, atarsın arandan; hele bir eleştiren çıksın bu aptal politikaları, eylemleri.
Bir de utanmadan söz hakkı vermediler, o yüzden arbede çıktı diyorlar. Yumurtalar çantada duruyor ama. Belli ki söz hakkı alsalar yarım saat aptal ve boş bildirilerini okuyup sonunda gene atacaklar yumurtayı. Panelin sahipleri bunları polise teslim etmiyor ama, etseler bu sefer gene onlar suçlu olacak, işbirlikçi diyecekler bir de, satılmış diyecekler. Hoş şimdi de diyorlar ya kim dinliyor, hak veriyor bilmiyorum.
Önümüzdeki hafta bu iki sol gruptan ve diğer iki hayırcı yandaşından benzer eylemler bekliyorum. Hatta referandumdan sonra da kutsal statükocu bir ittifak kurarlar muhtemelen. Özeleştiri yaparlar mı, biz ne yapıyoruz böyle derler mi bilmiyorum; hatta ihtimal dahi vermiyorum.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder