9 Eylül 2010 Perşembe

Ne Hale Geldiniz Sonunda - 2


Kendileri yapınca her türlü hareketin mübah olduğunu öngören, özeleştiriden yoksun, 90'lardan kalma bakışlarla güncel politika yapmaya çalışanlar, fiziki ve fikri açıdan bunamışlar her bir yanımızı kuşattı. Ama demokrat, özgürlükçü, halktan yana sıfatlarını tercih ediyorlar tabii. Kendi 'hayır'larının MHP ve CHP'ninkinden ayrı olduğunu türlü bahanelerle anlatanlar, yetmez ama evet'çilerin 'evet'ini AKP'ninliyle bir tutmakta ısrar ediyorlar. İşte yumurta, boyalı su atmalar, hakaretler, kavga dövüş etmeler...
İlk yazıda kutsal statükocu ittifaklarından bahsetmiştim EMEP, Halk Evleri, ÖDP ve TKP'nin. Biraz hayal ürünüydü açıkçası; ama birbirini sahiplenme ve kollamadaki azimleri beni hayalime inandırdı. Uzun yıllar beklenen solda birleşme bu sefer olacak sanırım. Ama provakatörlük, saldırganlık, tahammülsüzlük üzerine bir birleşme olmuş ne çıkar? Solumuz birleşip farklı düşünen her kafaya bir demir ökçe misali inecek böyle giderse.
Bahsettiğim sahiplenme, kollama ilk yazıda bahsettiğim densizliklere yapılıyor. Günlük Evrensel gazetesinin arşivine şöyle bir göz attım da iki olaya dair hiç bir haber çıkmamış. Haber atlamak diye buna denir işte. Beş on çapulcu basın açıklamalarını basıyor, konuşanlara eline geleni atıyor ama bu gazetede hiç bunlardan bahis açılmıyor. Duymamış olacak değiller ya!
Saldırı haberine rastlayamayınca yetmez ama evet hakkındaki yazılara bir bakayım dedim. Haklarında tek kelime yorum yazmayacağım şeylerle karşılaştım. Kimse ne yazdığını okumuyor sanırım...

"AKP’lilerin düşen maskeleri yerlerde sürünürken, birçok sahte solcu o maskeleri yerden toplayarak bunların ne kadar demokrat olduklarını halka aşılamaya çalışıyor. O solcu eskilerini, işbirlikçi liberalleri her gün sırayla ekranlara çıkartıp resmi geçit yaptırıyorlar ama onların halk üzerinde ne kadar etki yarattığı şüphelidir. Bence yandaş medya yanlış ata oynuyor, çünkü bizim millet dönekleri kulağının arkasıyla dinler ve pek sevmez." haber

"AKP Hükümetinin Türkiye’yi demokratikleştirme, özgürlükleri genişletme iddiasıyla “Anayasa Değişikliği Paketi” hazırladığı ve referandumda “evet” denmesini istediği bu günlerde bir Kürt belediye başkanı tarafından yapılan konuşmaya gösterilen tepki, AKP’nin gerçek yüzünü bir kez daha göstermiştir. AKP’nin paketini övüp göklere çıkaranlar ile “yetmez ama evet” diyenlerin bu konudaki sessizliğinin nasıl anlaşılması gerektiğini ise onların açıklama getirmesini beklemek gerekiyor!" haber

"ÖDP, TKP, EMEP ve Halkevlerinden oluşan sosyalist sol cephe referandum oylamasında “Hayır” diyeceğini açıklarken; bugüne kadar neredeyse her konuda AKP’nin yanında yer alan özgürlükçü sol kesimin DSİP, EDP, Genç Siviller ve Küresel BAK gibi kuruluşları bile “yetmez” diyerek anayasaya oylamasında çekinceli bir evet oyu kullanacaklarını belirttiler." haber

"Anayasa değişikliklerinin, sadece belirli yönlerini ya da birkaç maddesini öne çıkarıp, eksik verilerle yola çıkanlar, aynı şekilde söz konusu verilerin diğer parçalarına ve bütününe yönelik eleştirileri yok sayanlar, en somut gerçekleri bile görmeyip ya da görmek istemeyip bildiklerini okumaya devam ediyorlar. Bu kesimler, Anayasa değişikliklerini bir bütün olarak ele almak yerine, ısrarla tek tek maddeler üzerinden değerlendirip, üstelik bunu yaparken değişikliklerin arkasındaki bütüncül politik stratejiyi hiç hesaba katmadıkları için, her bir maddenin az da olsa “Demokrasiyi” güçlendireceği gibi tam bir “Düz mantık” egzersizi yapıyorlar.
Anayasa değişikliklerine konu olan maddeleri parçalara bölerek bütünü ile ilişkisini koparıp, söz konusu maddeler üzerinden değişiklik paketine bir taraftan utangaç bir şekilde “Yetmez ama” derken, diğer taraftan “Mutlak olumlu” sonuçlara ulaşan analizlerin birbirine benzerliği dikkat çekici. Her parçanın bütünden farklı bir gerçekliğe sahip olduğu gerçeğini dikkate alarak, bu sakat analiz yöntemini eleştirdiğinizde, insan aklının sınırlarını zorlayan mantıksal çıkarımlarla “Statükocu”, “Ergenekoncu” vb ilan ediliyorsunuz. Tıpkı Başbakanın yaptığı gibi…" haber

"‘Yetmez ama evet’çiler bu sürecin en şanslı kesimi oldu! AKP hükümeti onlara tüm kapıları açmış bulunuyor. Bu çevreler, bir kitle desteği olmasa da, “sol” ve ilerici güçler içinde kafa karışıklığı yaratmaları için büyük destek görmeye devam ediyor. Medya desteği başta olmak üzere her türlü olanak sunuluyor.
“Yetmez ama evet”çiler zinde güç olarak, CHP ve MHP yada diğer gerici burjuva kliklerden farklı içerik ve amaçla Hayır diyen, demokrasi güçlerine karşı ateş püskürürken, ‘Boykot’ diyen BDP’yi hedeften düşürmüyor. ‘Evet’ diyen AKP ve AKP yandaşlarıyla, dinci ve tarikatçı çevrelerle can ciğer kuzu sarması halinde hareket ediyorlar. AKP’lilerle paslaşıyor, beraberce paneller, forumlar, etkinlikler düzenlemeye devam ediyorlar. Başbakanın da “Yetmez. ama şimdilik bu kadar yapabildik, evet deyin daha fazlasını yapalım”dediği düşünüldüğünde, “evet”çiler ile “yetmez ama evet”çiler arasındaki farkı oldukça daralmış bulunuyor." haber

Umarım ne hale geldiklerinin, ne yaptıklarının farkına varırlar...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder