23 Ekim 2009 Cuma

Ruanda diye bir ülkede


Şimdi bir grup terör örgütü üyesi memlekete kesin dönüş yaptı ya, herkesin ilgisi bu olaya odaklandı. "Vay efendim savcılar suçluların ayağına gitti"den, "ergenekoncuları toz duman ettiniz bunları neden tutuksuz yargılıyorsunuz"a kadar denmedik şey hemen hemen kalmadı. Bir gazi madalyasını yerlere çaldı, şehit aileleri evlatlarının bu günler için mi öldüğünü söyleyip sitem etti. Genelkurmay da demiş ki "terörle mücadele uzun soluklu bir süreçtir böyle bir anda bitmez"; daha ne kadar uzayacaksa bu süreç.
Yahu ben anlamıyorum insanlar gerçekten aptal mı, yoksa işlerine gelmediği yerde mi aptalca davranıyorlar? AKP'ye dava açılınca yargıya tapma noktasına gelenler, dört tane savcı örgüt üyelerini tutuksuz yargılama kararı verince "tu kaka" demeye başladılar daha dün taptıklarına. Öteki diyor ki teröriste kucak açılır mı? E kardeş terörist diye terör estiren adama denir; bunlar daha estirmemişleri. Ama şimdi suç kavramının sınırları genişledi, adamın biri internete yazmış: Katillerin, teröristlerin arasında bulundu bunlar, aynı havayı soludular.
Her neyse işte benim derdim başka. 1994 yılında Ruanda adlı Afrika ülkesinde Hutular, 100 gün içinde 800.000(sekiz yüz bin)Tutsi ve ılımlı Hutuyu palalarla keserek katletti. Bu olayı herkes az da olsa duymuştur. Ama sonra ne oldu? Oradaki insanlar ne yaptılar? Şimdi siz, çağdaş medeniyet düşüncesine mensup olanlar, Tutsiler de Hutuları kesti diye düşünüyorsunuz mutlaka, siz olsanız keserdiniz çünkü. Yokolan her şeyin üzerine; ki bu yokolanlara devlet, insanlık, aile dahil, bu insanlar yapabilecekleri tek şey olan barışı yaptılar. Katliamın sorumluları, emir verenleri dışındakiler halk mahkemelerinde yargılandı, hapis yattı, rehabilite edildi... pişmanlıklarını belirttiler, cezalarını çektiler ve şimdi Tutsilerle bir arada yaşıyorlar.
Yani daha ne diyeyim?

1 yorum: