26 Eylül 2009 Cumartesi

Unutulan füzeler ve gömülen savaş baltaları üzerine


Daha on gün geçmeden unutulan “savunma füzesi alımı” haberleri sanırım bir-iki ay içinde tekrar gündeme gelecek; herkes konumlarını tekrar belirleyecek ve haberi ilk defa duymuşçasına panikleyecek. Böyle dememin sebebi yaklaşık 10 gün önce( 13 Eylül 2009) gazetelerde manşet yapan haberin iki yıldır periyodik olarak (2006, 2007, 04.2008, 08.2008, 09.2009)hatırlanıp unutulması döngüsünden. Güya bizim gazetelerimizde dış politika yazarları, akademilerimizde uluslararası ilişkiler profesörleri mevcut. Hemen hepsi bunaklık ve unutkanlığın pençesinde kıvranıyor olacak ki kimse adam akıllı bir yorum getiremiyor. İşi haberin izini sürmek olanlar kendi yaptıkları( ya da atladıkları) haber, tekrar karşılarına çıktığında olayı ilk defa duymuşçasına gözlerini dört açıyorlar. Ben anlamıyorum nasıl olur bunlar?
13 Eylül günü birçok gazetenin baş haberleri arasında Türkiye'nin 7.8 milyar dolarlık füze alacağı, bu da yetmezmiş gibi ABD yapımı Patriot füzesi alacağı bulunuyordu. Haberin kaynağı da ABD adına bu silahları satacak kurumun senatodan onay almak için başvurusuydu. Ama bir civan, bir yiğit çıkıp da “yahu arkadaş bizim memlektin savunma bakanlığı bu haberi iki sene evvel duyurmuştu” demedi, diyemedi. Hemen gidip hocalara danıştılar. Büyük üniversitelerimizin büyük hocaları “ya Rusya'ya, ya İran'a karşı bu silahlar” dediler, kestirip attılar. Bunların bir kısmı siyasi tarihçiydi, bir kısmı Ortadoğu uzmanı. Adamların görüşleri o denli sağlam temelendirilmiş(silah Abd'den alınıyorsa Rusya'ya ve İran'a karşıdır varsayımı), eleştiren bile çıkmadı.
Bir kahve masası başına toplanmış üç beş başbakan edasında yapılan yorumlarda herkes işine geldiği taraftan habere saldırdı. ABD füze kalkanını Türkiye'ye taşıyor, Türkiye dış politikasıyla çelişiyor, Rusyayla ilişkiler kötüleşecek.... nedense kimse bir konu hakkında kelam etmeden düşünmek gereksinimi duymuyor arkadaş. Misal konuyu 1962 Küba füze krizi ile karşılaştıranlar oldu. Daha ne denir bu, zamanın değiştiğini, hiçbir şeyin 62'deki gibi olmadığını anlamak istemeyenlere? Ya da “dış politikayla çelişiyor” yorumcuları; hangi devlet ordusunu silahsız bırakır? Geleceğin asla bilinemeyeceği göz önüne alınırsa kim kendini, halkını korumak adına silah almaktan vazgeçebilir? Malum bunlar savunma füzesi.
Neyse herkes kafasındaki yoksun fikirlerini boşalttıktan sonra işin aslı ortaya çıktı yavaş yavaş. Projenin neredeyse 10 yıllık bir geçmişi olduğunu, 8 değil 1-2 milyar dolarlık bir ihale olacağını(haberi), ABD dışında Rusya ve Çin'in de bu ihaleye girdiğini(haberi), hatta Rus yapımı füzelerin daha şanslı olduğunu öğrendik. Hani nerde “füzeler Rusya'ya karşı alınıyor” diyen o profçuklar? Nerde “62 Küba füze krizi gibi ABD topraklarımızı kullanıyor” diyen solcu takımı? “Füze kalkanı bize kuruluyor” yorumunu yapan uzman müsveddelerine de gidip 2008 yazı haberlerini okuması tavsiye edilmeli; ilaveten, Çek Cumhuriyeti ve Polonya ile varılan anlaşmaların detaylarını hatırlatmalı. Aradaki farkı görmemek körlük teşhisi koymaya yeterli.
İşte herkes bol keseden konuştuğunu, aptal durumuna düştüğünü, hafıza ve aklıselimden yoksun olduğunu az da olsa görmüş olacak ki kimseler daha bu konudan bahsetmez oldu. İki, üç ay sonra bu haber tekrar meydana çıkacak bütün bu yorumlar tekrar yapılacak, yazık.

1 yorum: