5 Ekim 2012 Cuma

SAVAŞA KARŞI DEĞİLİM



Savaşın bazen ne kadar gerekli olduğuna dair bir film..

"Savaş"a karşı olmak çok basit bir karar. Bunun temelinde, insanların çoğu zaman dünyayı Naziler'den kurtaranın da bir savaş kararı olduğunu unutması yatıyor. O dönemde de barış gösterisi yapan var mıydı bilmiyorum ama olsalardı dahi, bugün “savaşa hayır” diyen bir çok insanın onları pek iyi sıfatlarla anmayacağını söylemek için öyle uzun uzadıya düşünmeye gerek yok. 

Böyle “aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık” dönemlerinde insanlar genelde toplu ve de yanlış karar alırlar. İdeolojileri, destekledikleri siyasal partiler, etraflarında bulunan diğer insanlar falan etkili olur kararlarında, taraf belirlemelerinde. Ama aklıselim hep oradadır; ben ona seslenmek gerektiği kanaatindeyim. 

Selim kardeşimiz Ruanda’yı hatırlar mı mesela? “Böcek” diye palalarla kesilen Tutsilere, “savaşa karşıyım bebeğim, bu sizin içişleriniz” demek ister mi? Selim Darfur’un yerini bilir mi? Eski bir coğrafyadır, zulmü baki. Selim, ABD’nin desteklediği her işin kötü olduğunu varsayacak kadar gerzek değildir bence. Selim, hümanist düşüncenin sınırını ulus devletinkilerle bir tutacak denli kafasız olamaz. Selim arada kendine sormaktadır umarım “ulan ben neden her boka karşıyım?”. Selim’de, bu sorunun cevabını hakkıyla verebilecek göt fazlasıyla bulunmaktadır da...

Selim’i bir Alman Yahudisi olarak hayal ediyorum: vatanseverliğini, ülkesinin, eski düşmanlarının da aralarında bulunduğu diğer ülkelerce işgalini isteyerek gösteriyor ve ona bunun yanlış olduğunu söylemeye cüret edecek olanın kafasını patlatmaya hazır. 

Bu kadar Selim. Fazla söze gerek yok, var sen düşün gerisini...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder